ANNE BEN ASKERİM - Yabancı Görüşler
   
  Anasayfa
  Ziyaretci Defteri
  Bilinmesi Gerekenler
  Asker Siirleri
  Sehit Mektupları
  Atatürk
  Savaslar
  Anıtkabir
  Canakkale
  => Savaş Hazırlık
  => Savaşın Gidişatı 1
  => Savaşın Gidişatı 2
  => Savaşın Gidişatı 3
  => Yabancı Görüşler
  => Savaş Hatıraları
  => Savaş Sonrası 1
  => Savaş Sonrası 2
  => Savaş Sonrası 3
  => Savaş Sonrası 4
  Savas Aniları
  Videolar
  Ne Nedir?
  Son Dakika
  Site Ekle
  Webmaster (Sitene ekle)
  Asker Fıkraları

Açılış Sayfası Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin ZİYARETCİ DEFTERİ SayfayıÖner Image and video hosting by TinyPic






ÇANAKKALE SAVAŞI SIRASIN DA GEN. JEAN HAMİLTON’UN AVRUPA BASININA VERDİĞİ DEMEÇ

- Savaş gemilerimizin Marmara’ya girmesiyle birkaç saat içinde İstanbul ya teslim olacak, ya isyan çıkacak, ya da derhal boşaltılacaktır. İstanbul’un deniz ve demir yolları kesilip birbiri içine girmiş köhne evlerde oturanların tepelerine donanmanın toplarından birkaç mermi yağınca neler hissedeceklerini bir düşünün! Uygun bir rüzgar çıkarsa; bu günah yuvası, kıvrılan alev sütunları içinde SODOM ve GOMARE gibi yok olacaktır.
ÇANAKKALE SAVAŞI KUMANDANI GENERAL JEAN HAMİLTON'UN MEŞHUR SÖZÜ

“Türkleri Allah'larından ayırabilmek için daha başka ne yapılabilir ki ? Biz Türklerle değil Onlar'ın Allahları ile harbettik!”
*********************************

ÇANAKKALE SAVAŞI SIRASINDA İSTANBUL’DA AVUSTURYA – MACERİSTAN ASKERİ ATEŞESİ OLARAK GÖREV YAPAN GENERAL JOSEPH POMİANKOWSKİNİN HATIRALARINDAN

- Alman savaş planlarından en önemlisi Berlin – Bağdat demir yolunu onlara açılması ve oradan Hindistan’a ulaşılmasıydı. Bunu için de zayıf bir Türkiye gerekiyordu. Türkiye’nin malubiyeti ve zayiatı Alman politikasının ekmeğine yağ sürecekti!.. General Liman Von Sanders ve General Jodenstein, Türk askerini hiç esirgemiyorlardı. Açık arazide, güpe gündüz, hazırlıksız ve yorgun argın askerlere saldırı veya geri çekilme emirleri veriyorlardı. Bu saldırılarda binlerce Türk askeri düşman makinalı tüfekleri ile biçilerek öldürülüyordu!..
***********************************
“SAVAŞIN TANRISI SİNEKLER” CEPHEDEN MEKTUPLAR

Akşam yemeğinden sonra binbaşı ile birlikte, ateş hattı boyunca yürüdük. Yol, cevreye ve iki yana yayılmış cesetlerle, doluydu. Yanlarında kazmaları, süngü ve tüfekleriyle birçok Türk ölmüş yatıyordu! Karanlık iyice bastırınca döndük. Subaylarımızdan birisi tam 11 Türk'ü öldürdüğünü anlatıyordu. Türklerin saldırısı gece olmuştu. Ceset sayımı ise sabah yapılıyordu. Bir başka subay ise; cephede, önünde ansızın arkası dönük bir Türk askeri belirdiğini, onu önce pusuda bekleyen bir Türk sanarak, silahını kavrayıp hemen, üzerine atladığını ama, tiksinerek onun bir-iki günlük bir ceset olduğunu fark ettiğini bana anlattı... Gelibolu'daki yaşamın büyük belası sineklerdir! Bu memleketin tanrısı; ne Allah ne Muhammet veya Şeyhülislam! Asıl tanrı baş şeytan yani sineklerin tanrısı! Yemek masaya konur konmaz, sinekler tarafından simsiyah kaplanıyor! Çadırlara ve siperlere doluşan bu yaratıklar, aptal vızıltılarıyla öğlen sıcağında yarım saat için kestirmeye çalışanları deli ediyorlardı!..

İng. Reuters H. Ajansı Muhabiri / Gylding.REUTER H.AJANSI
THE EGYPTIAN GAZETESİ YAYINLARI

*********************************
MORTO (ölüm) KOYUNDAKİ FRANSIZ MEZARLIĞININ AÇILIŞINI YAPMAK İÇİN GELEN GENERAL GURO'NUN HATIRASI

O gün Türkleri Birkaç siper geri atmıştık. Savaş alanında Türklerden aldığımız siperlerdedurum tespiti yapıyordum. Bir Türk askeri telaşlı bir şekilde gönmleğinden parçalar koparıp kucağında yatan bir Fransız askerinin yarasını tedaviye çalışıyordu. “Biraz önce öldürmeye çalıştığın düşmanını şimdi niye tedaviye çalışıyorsun?” diye sordum. Türk askeri; -Biz savaşta da olsa, kadına, çocuklara yaşlılara ve aman (af dileyen) dileyenlere silah kullanmayız.bizim dinmizde günahtır. Bu askede süngü darbemle yere düşerken anlayamadım ama yalvararak bana birşeyler söylüyordu. Yere düşerken cebinden bir resim düştü. Onu bana ağlayarak gösterdi ve birşeyler söyledi. Anlamasanda, tahmin ettiğime göre o kadın onun eşi yanındaki iki çocukta onun çocukları olabilir! Ben öksüz büyüdüm. Geride bekleyenim yok. Hiç olmazsa o yaşasın da bekleyenlerine kavuşsun!” dedi.. Adeta şok olmuştum. Gözlerimden boşanan yaş yanaklarımda dondu kaldı!.. Dünya tarihi böyle bir insanlığı kaydetmemiştir. Emir subayım, onun kan sızan gömleğini sıyırdı. Görünen daha hayret verici birşeydi. Onun göğsünde, bizim askerin açtığı yara daha ağırdı. Ama o kendi yarasına ot ve yaprak kapatmış, bizim askere kendi gömleğini yırtıyordu. Az sonra ikiside öldüler!... Onları yan yana gömdürdüm
**********************************

İNGİLİZ GENERAL JEAN HAMİLTONUN HAMİLTONUN RÜYASI

2 Eylül 1915, Dün gece korkunç bir rüya gördüm. Aslında bu bir rüya değil kabustu. İmroz'da istihbarata çeilmiştim. Birden kendimi Helles kıyılarında buldum. Boğazımdan demir bir kıskaç gibi sıkan sert bir el, beni suyun dibine doğru batırıyodu! Sular başımı aşmak üzereydi. Boğulmak üzereydim. Kendime geldiğim zaman ter iindeydim ve titriyordum. Çadırımda yabancı birisinin varlığını hissediyordum. O meşum (uğursuz) şey uzun süre sanki yanımdan ayrılmadı! Şimdiye kadar böyle korkunç bir şey yaşamamıştım. Gelibolu'nun meşum (uğursuz) bir yer olduğu fikri kafamda yer etmeye başladı. Yaşadığım hadisenin etkisnden saatlerce kurtulamadım. Sanki biz bu topraklara daha gelmeden akıbetimiz kararlaştırılmıştı.

(Gelibolu günlüğü. Jean Hamilton Hürriyet yayınları 1972)
*********************************
CEPHEDEN BASINA MEKTUP

Bir süreden beri buradayız. Mondros limanı'ndaki çok ilginç böylesine bir durum ne bu güne kadar görülmüştür, ne de bundan sonra görülecektir. Mondros küçük koyları olan resim gibi çizilmiş geniş bir liman. Limanda en son model savaş gemileri yanı sıra ağır toplarıyla zırhlılar, torpido gemileri, trol tekneleri, buharlı elektrikli çantalar, kotralar botlar... birçok İngiliz ve Fransız gemisi. Birde rus kruvazörü var. askolt beş bacalı garip görünümlü bir gemi Queen Elizabth Triump, Majestic vs. Askerlerimiz; uzun gecikmelerden sonra yola çıkacaklarından memnun, mutlu, moralleri yüksek ve kararlı. Onları taşıyan bütün gemiler, 24 Nisan akşamı sirenler arasında tek tek geçip limandan cıktılar. Özellikle Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerler kolonilerden gelenlerin savaşta neler neler başarabilecklerini göstermek için sabırsızlanıyorlar. Çoğunluğu kışı Mısırda çölde geçirdiler. Avrupa cephesine yollanmadıkları için de düş kırıklığı içinde idiler. Ama işte şimdi isteyip bekledikleri fırsat yaklaşıyordu. En iyisi de başarmaya azimli idiler. Bandoların çaldığı müzik ile askerlerin çoşkulu çığlıkları arasında nakliye gemileri limandan ayrıldılar. Fransız ve İngiliz gemileri birbirinin yanından geçerken özellikle cok nazik bir şekilde selamlaşıyorlardı.! Nede olsa ortak bir harekata girişiyorlardı. Taraflar birbirinin değerini takdir etmeyi öğreneceklerdi. İngiliz gemileri geçerken baktım, her birinin yan taraflarıda ve büyük harflerle şöyle yazılmıştı “ÖNCE İSTANBUL'A SONRA HAREMLERE HÜCUM!” müttefik akdeniz sefer kumandanı Jean Hamilton; Fransız ve İngiliz askerine şu mesajı yayınladı, “Önümüzde, modern savaşların benzerini görmediği büyük ve tehlikeli bir macera bizleri bekliyor. Donanmadaki arkadaşlarımızla birlikte, düşmanın geçilmez dediği açık bir sahile çıkarma yapmak için mücadele edeceğiz. Bu çıkarma Allah'ın ve donanmanın yardımı ile başarılı olacaktır! Düşman mevzilerine hücum edilecek ve savaş, muhtemelen sonuca doğru bir adım daha yaklaşmış olacaktır! Unutmayın! Gelibolu Yarımadası'na bir kere ayak basınca işi biteren kadar mücadele edeceksiniz. Tüm dünya ilerleyişimizi izlemektedir! Bizlere sunulan bu büyük kahramanlığa layık olduğumuzu kanıtlayalım! Pek yakında zafer bizim olacktır...”

3 Mayıs 1915 Limni Adası Montros Lim. YAZAN Binb. H.M ALEXANDER (Avustralya Argus Gaz. Yay.) Alıntı: Prof Dr. A Mete TUNCOKU Anzaklar kaleminden Mehmetçik s.30, 31,31
**********************************

İlK ŞEHİTLERİMİZİ VERDİKTEN SONRA ROBERT BROCKUN YAZISI

…-Hurraa! Bu inanılamayacak kadar güzel bir şey! Talihimizin bize bu kadar yardım edeceğini hiç sanmıyordum. Haydi gidiyoruz!... Galata kulesi on beş pusluk toplarımızla yerle bir edilecektir. Deniz kana boyanıp leş gibi olacaktır. Ayasofyanın’nın mozaiklerini, halılarını, ikonalarını yağma edeceğiz! Türk lokumları (kadınları) benim olacak! İnanamıyorum ki, bir devrin kapanışına şahit olacağım! Tanrım, hayatımda bu kadar mesut olmamıştım! Sırf bir tarafa akan bir ırmak gibi çocukluğumdan beri içimdeki bu arzunun İstanbul’a gidecek askerlerin arasında bulunmak hevesinin varlığını şimdi daha iyi anlıyorum.

(Asker – Yönetici - İnsan T.C. Genel Kurmay Başkanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ankara – 1995 Sayfa. 56)






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
   
Bugün 1 ziyaretçi (8 klik) burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Ordu Haber Altınordu Haber Akkuş Haber Aybastı Haber Çamaş Haber Çatalpınar Haber Çaybaşı Haber Fatsa Haber Gölköy Haber Gülyalı Haber Gürgentepe Haber İkizce Haber  Kabadüz Haber Kabataş Haber Korgan Haber Kumru Haber Mesudiye Haber Perşembe Haber Ulubey Haber Ünye Haber Orduhaber Altınorduhaber Akkuşhaber Aybastıhaber Çamaşhaber Çatalpınarhaber Çaybaşıhaber Fatsahaber Gölköyhaber Gülyalıhaber Gürgentepehaber İkizcehaber  Kabadüzhaber Kabataşhaber Korganhaber Kumruhaber Mesudiyehaber Perşembehaber Ulubeyhaber Ünyehaber